Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve Felsefe Dersi Programı Üzerine
Modeli ‘‘Köklerden geleceğe” başlığında tanıtır: “Eğitim birçok bileşeni olan bir bütündür. Bir ayağı geçmişte duran eğitimin diğer ayağı insanlığın geleceğine ufuklar açan bir kapıdır. Millî ve manevi değerler manzumesi ile maddi gelişmenin zirvesini hedefleyen bu süreçte temeli milletimiz oluşturur. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; öğrenci profili, beceriler çerçevesi, erdem-değer-eylem modeli, sistem okuryazarlığı, alana ait bilgi kümeleri bileşenlerinden oluşan bütüncül bir modeldir.”
“… Değerler üzerinde yükselen bir medeniyet mirasına sahip olan milletimiz, Türkiye Yüzyılı’nda eğitim adına kararlı adımlarla geleceğe hazırlanmaktadır. Türk eğitim sistemi bütün ideolojilerin üstünde millî bir şahsiyetin oluşumuna katkı sağlamak ve millî bilince sahip şahsiyetlerden oluşan bir toplum oluşturabilmek adına ahlaklı, erdemli; milleti ve insanlık için iyi, doğru, faydalı ve güzel olanı yapmayı ideal edinmiş bilge nesilleri hedefler.”
“Eğitim”in yerine “Maarif” sözcüğünün seçilmesi, “Millî ve manevi değerler manzumesi ile maddi gelişmenin zirvesini hedefleyen bu süreçte temeli milletimiz oluşturur,” cümlesi, “değerler üzerinde yükselen bir medeniyet mirasına sahip olan milletimiz” ve “Türk eğitim sistemi bütün ideolojilerin üstünde millî bir şahsiyetin oluşumuna katkı sağlamak ve millî bilince sahip şahsiyetlerden oluşan bir toplum oluşturabilmek adına … ideal edinmiş bilge nesilleri hedefler,” sözü bütün niyetini gösteriyor. Ve ardından “Medeniyetimizin üzerine inşa edildiği temel kavramlar olan aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim sahibi nesiller yetiştirmek için madde-mana, akıl-duygu, nefis-vicdan, insan-toplum ve zaman-mekân dengesini gözetir,” diyor.
“Öğrenci Profili: Yetkin ve erdemli insan” başlığında “Ontolojik Bütünlük: Ruh ve Beden Bütünlüğü” bölümünde: “Kalp ve zihnimizi içeren ruh; beden ile birlikte iki ontolojik yanımızı ifade eder,” ve “Ruhun sağlığı ise kalbin iradesi ve iradeye bağlı kararlılık, disiplin, sorumluluk ve güvenilirlik gibi özelliklerle tanımlanır. Ruhun merkezî ve aslî yeteneği olan kalp; meyillerimizi, yönelimlerimizi ifade eden iradenin merkezini, dolayısıyla ahlaki değerleri, inancı; vatanseverlik, merhamet, şefkat, iyilikseverlik ve seçicilik gibi insanın içsel dünyasını şekillendiren özellikleri içerir”, cümlesi kalbe özel bir yer veriyor. “Eğitimde nihai hedef olan “kendini gerçekleştiren insan” ya da başka bir bakış açısıyla “kâmil insan”a ulaşmak için insanın “kalp ile zihni içeren ruh” ve “beden” boyutları açısından ele alınması gerekir,”
“Modelde yer alan kalp ve zihin kavramları, insanın duygusal, manevi ve bilgisel boyutlarını ifade eder. Kalp ve zihin, madde ve mana bütünlüğündeki mana kısmı olarak kabul edilir. Çünkü insanın kalbi; eğilimlerini, yönelimlerini, duygusal deneyimlerini, değerlerini, ahlaki inançlarını ve içsel dünyasını temsil ederken; zihni ise, düşüncelerini, farkındalıklarını, bilgi ve öğrenme süreçlerini ifade eder. Başka bir ifade ile ruhun organları gibi olan kalp ve zihin, insanın içsel dünyasının merkezi olarak kabul edilir ve insanın duygusal ve bilgisel gelişimini şekillendirir. Kalp; insanın sevgi, merhamet, saygı gibi duygusal değerlerini taşırken aynı zamanda insanın içsel dünyası ve kişisel değerleri de kalp kavramıyla ifade edilir. Ayrıca insanın duygusal zekâsı da kalp ile bağlantılıdır. Zihin ise insanın akli ve bilgisel boyutunu ifade eder. İnsanın zihni; anlam arayışı, farkındalık, derin içsel deneyimler ve kendini gerçekleştirme yolculuğunu yansıtır. Kalp ve zihnin doğru birlikteliği, insanın içsel dengeyi sağlayarak hem öğrenmeye açık bir zihin yapısına hem de manevi tatmini elde etmesine yardımcı olur. Ruhsal sağlık ya da kalbî ve zihinsel denge, insanın hayatı anlamasını kolaylaştırır ve hayattan zevk almasını destekler. Bütün bunların yanında öğrenmenin kimyasında duyguların rolü açısından bakıldığında, bilginin öğrenmeye dönüşme sürecinde duyguların kaynağı olarak kalbin etkin rolü karşımıza çıkmaktadır,”
“Epistemolojik Bütünlük: Bilgi ve Bilgelik” bölümünde: “Epistemolojik bütünlük, bir öğrencinin çok yönlü bir bilgi ve düşünme yelpazesi geliştirmesini amaçlar… Öğrencinin ‘değişmezlik’ demek olan bilgiye nasıl eriştiği, bu bilgiyi nasıl öğrendiği ve nasıl düşündüğüyle ilgilidir,”
“Zamansal Bütünlük: Geçmişten Geleceğe Eğitim” bölümünde: “Zamansal bütünlük; bir öğrencinin eğitim sürecinin sadece anlık başarılarıyla değil, geçmişten geleceğe uzanan bir süreç olarak ele alınması gerektiğini vurgular. Bu aynı zamanda millet ile birlikte olma bilincine hazırlıktır,”
“Aksiyolojik Olgunluk: Değerler, Ahlaki Bilinç ve Estetik Bakış Açısı” bölümünde: “Aksiyolojik olgunluk; bir öğrencinin değerleri ve ahlaki ilkeleri anlama, değerlendirme; bu değer ve ilkelere uygun davranma yeteneği ile çevresini algılamada, düşüncelerini tasarıma geçirmede ve üretmede estetik bakış açısına sahip olmasını ifade eder. Başka bir ifade ile aksiyoloji; insanın değer, hakikat ve bilgi ile nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamamıza yardımcı olur,”
“Erdem-Değer Modeli” başlığında; “Modelde yer alan değerlerin temel dayanağını kendi medeniyet dünyamızın referansları olan millî ve manevi değerlerimiz oluşturmuş …”, “Modelin ana hedefi; eylemlerden değerlere, değerlerden erdemli insana, erdemli insandan ise nihai hedef olan “Huzurlu Aile ve Toplum” ile “Yaşanabilir Çevrede Huzurlu İnsan”a ulaşmaktır,” diyor.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, öğrencilerin eğitimde belli bir değer veya fikrin telkini olarak İslamcı-Milliyetçi ekseninde şekillendirmek için hazırlanmış. Özgür kişilerin yetiştirilmesi için değil…
Liselerde Psikoloji dersi 10. Sınıfta, Mantık dersi 10. Sınıfta ve Sosyoloji dersi 11. Sınıfta, Ortaokullarda 6, 7, ve 8. Sınıflarda “Çocuklar İçin Felsefe” dersi zorunlu olmalıdır. Çocuk İçin Felsefe dersi, P4C yöntemi uygulanacak şekilde içeriğin oluşturulması, uyaranların kavramlara ve temel problemlere uygun hazırlanması gerekir.
Felsefeciler Derneği olarak düzenlediğimiz 10. Sınıf yönelik “Felsefe Programı” ve “Felsefe Kitabı”nı ve “Felsefeciler Derneği Görüş Bildirimi” ektedir.


Yorum Yaz