MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ AÇIKLADIĞI PROGRAMA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA

 Milli Eğitim Bakanlığı, liselerde önümüzdeki yıldan itibaren kademeli olarak uygulanmak üzere bazı değişiklikler planlamış bulunuyor.  Taslak halinde açıklanan düzenlemeler mevcut uygulamaya oranla bazı bakımlardan olumlu özelikler taşımakla birlikte kimi sakıncalı olabilecek durumlar da içermektedir.

Sistemi ve bütünü anlamadan parçaların anlaşılamayacağı yerinde bir yaklaşımdır ayrıca geleceğe hazırlamak ve toplumsal faydanın gözetilmesi ilkeleri de yerindedir.

Ders sayılarının azaltılarak saatlerinin artırılması yerinde olmuştur. Ancak açıklanan taslakta sistemsel ve bütüncül yaklaşıma, toplumsal fayda ve geleceğe hazırlama amaçlarına yeterince dikkat edilmemiştir.

Bunun için ilk aşamada zorunlu olarak alınacak temel sosyal ve fen bilimleri derslerinin ağırlığının her yıl 1-2 saat eklenerek toplamda 4-6’şar saat daha artırılması uygun olacaktır.

  1. Toplam 129 saatlik AGEP (Akademik Gelişim Programı) dersleri arasında öncelikle hangi ders gruplarının olacağı ve dört yıllık ortaöğretimdeki ağırlıklarının ne olacağı en önemli konuyu oluşturmaktadır. Taslak incelendiğinde 129 saatlik AGEP derslerinden asgari zorunlu olarak dört yıl boyunca alınabileceği görülmektedir:
  • Türk Dili ve Edebiyatı 17 saat,
  • Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 8 saat,
  • Yabancı Dil 17-29,
  • Matematik 15-19 saat,
  • Fen ve Teknoloji 18 saat,
  • Sosyal ve Beşeri Bilimler 14-18 saat,
  • Bilgi Kuramı 4 saat.

Açıklanan yeni taslak bir miktar iyileşme öngörüyorsa da hâlâ Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler, Sanat ve Spor alanlarının toplam içindeki ağırlıklarının çok düşük olduğu görülmektedir (tüm fen dersleri veya sosyal bilim dersleri bir yabancı dil bile etmemektedir).

Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri, Sanat ve Spor alanlarının payı artırılmalıdır. Açıklanan yeni taslak bir miktar iyileşme öngörüyorsa da hâlâ toplam içindeki ağırlıkları düşük olduğu görülmektedir. 1974 öncesinde ve hemen tüm başarılı ülke örneklerinde olduğu üzere hem temel fen bilimleri hem de temel sosyal bilim ve felsefe dersleri ağırlığı daha fazla olmalıdır.

  1. Sınıf Sosyal Bilim Çalışmaları dersinin öğretim programı, felsefeyle bağlantılı, psikoloji ve sosyoloji bilimleri temel alınarak hazırlanmalıdır. Ayrıca bu derslerden felsefe grubu öğretmenleri yetkili sayılmalıdır.

 

  1. Sosyal ve Beşeri Bilimler Ders Grubunda yer alan Felsefe ve Mantık Dersi 10. Sınıfta 7 adet dersten birini, 11. Sınıfta 14 adet dersten birini oluşturmaktadır. Felsefe dersi düşünce ve uygarlık tarihini evrensel boyutta kavrama ve yorumlama açısından biriciktir ve başka bir dersle ikamesi mümkün değildir. Dolayısıyla 7 veya 14 ders arasından seçimlik durumunda olabilecek bir ders değildir.

 

  1. Bilgi kuramı dersi felsefe ile ilgilidir ancak bu dersin de felsefenin yerine geçmesi, onu ikame etmesi mümkün değildir.

 

  1. Bilgi Kuramı dersine zorunlu grupta yer verilmesi memnuniyet vericidir. Lisans düzeyinde felsefe öğrencileri bu dersi alarak mezun olmaktadırlar. Dersin, Değişik: 06/06/2011 tarih ve 65 sayılı TTK kararında belirtildiği gibi sadece felsefe grubu öğretmenleri tarafından verilebileceği kayıt altına alınmalıdır.

 

  1. “Felsefe ve Mantık” derslerinin birleştirilmesi uygun olmamıştır. Felsefe dersinin tek başına ayrı bir ders sayılması daha uygun olacaktır. Mantık dersi illa bir dersle birleştirilecekse; “Bilgi kuramı, Argümantasyon ve Mantık” dersi biçiminde düzenlenmesi daha anlamlı olacaktır.

 

  1. Temel sosyal bilim derslerinden olan, kişinin kendisini ve toplumunu tanıması açısından çok önemli Sosyoloji ve Psikoloji dersleri son yıllarda seçmeli hale getirilerek fiili olarak ortadan kaldırılmıştı. Bu derslere Sosyal ve Beşerî Bilimler Ders Grubunda 10. ve 11. Sınıfta yer verilmekle beraber 7 veya 14 dersten birer adedini oluşturmaktadırlar.

 

  1. Oysa Bilgi Kuramı dersinde olduğu üzere dört sınıfa uygun bir dağılım yapılarak minimum birer kez Felsefe, Sosyoloji ve Psikoloji derslerinin de alınması garanti edilebilir.

 

  1. Okullarda Tasavvuf Edebiyatı dersi koyulması ve bu derse Sosyal ve Beşeri Bilimler grubunda yer verilmesi ne gençleri geleceğe hazırlama ne de bilimsel eğitim anlayışıyla ilgili bulunmaktadır. Bu dersin lise müfredatından tümden çıkarılması uygun olacaktır.

 

  1. Mantığın, bilimin ve felsefenin İslam veya Hıristiyan’ı olmaz. Avrupa Birliği ülkelerinde okullarda Hıristiyan Felsefesi diye bir ders bulunmamaktadır. “İslâm Felsefesi” yerine Felsefe Tarihi veya Bilim ve Uygarlık Tarihi derslerine yer verilebilir.

 

  1. Ulusal ve uluslararası mahkemelerce hukuksuz olduğu kayıt altına alınan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin dört sınıf boyunca her yıl 2’şer saat olarak tekrarlanması temel insan hak ve hürriyetlerine aykırılık oluşturmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde Ortaöğretim düzeyinde böyle bir zorunlu ders bulunmamaktadır. Din dersinin Ahlak dersinden ayrılması ve bu derslerin zorunlu olmaktan çıkarılması uygun olacaktır.

Ayrıca etik; felsefenin bir disiplini olup Ahlâk derslerinden Felsefe Grubu öğretmenleri yetkili sayılmalıdır.

 

  1. Yükseköğretime Geçiş Sınav veya ölçütleri ile ilişkilendirilmeyen tüm dersler öğrenci ve aile nezdinde işlevsizleşmekte, değersizleşmektedir. Tüm dersler Yükseköğretime Geçiş Sistemi ile ilişkilendirilmelidir.

 

  1. Kariyer ofisleri temel eğitim ilkeleriyle çelişmektedir. Kaldı ki okullarda Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ofisleri bulunmakta olup, bu birimde çalışan uzmanlar konularında eğitimli, donanımlı ve yetkilidir, mesleki yönlendirme bu uzmanların görev tanımları dahilindedir. Öğretmen olmayan kişilere “kariyer uzmanı” rolü verilmesi uygun olmadığı gibi PDR uzmanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve gerekli nicel desteğin verilmesi uygun bir çözüm oluşturacaktır. Eğer İşletme ve benzeri farklı bir alandan uzmana kariye ofislerinde yer verilmesi planlanıyorsa bu durum pedagojik açıdan uygun değildir. Anayasamızda yer alan eğitim ilkelerinden bir tanesi eşitlik hakkıdır, kariyer ofisleri yerine tüm okullarda PDR uzmanları her öğrenciye ulaşabilecek şekilde desteklenmelidir.

 

  1. Sertifikasyon düzenlemesi de sakıncalar içeren başka bir husustur. Dışardan sertifikasyon sağlanmasının onaylanması dershanelere dönüş anlamına gelecektir. Öğrencinin bilgi ve belge edinme ihtiyacı okullar tarafından karşılanmalıdır. Dershane ve benzeri kurumlardan sertifikaların alınmasına yol açmak öğrenci ve toplum gözünde okulun işlevini ve değerini zedelemek anlamına gelecektir. Dahası yine paralel eğitim kurumları oluşacak, karmaşaya yol açacaktır. Ayrıca sertifika dersleri ile okul derslerinin kıyaslanması da okul derslerinin işlev ve değerinin sakatlanmasına yol açacaktır.

Özetle;

  • Hangi ders gruplarının olacağı ve dört yıllık ortaöğretimdeki ağırlıklarının ne olacağı en önemli konuyu oluşturmaktadır. Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Fen Grubu ağırlığının artırılması gerekmektedir.
  • Bilgi Kuramı ve Mantık, Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji derslerinden en az birer kez zorunlu alınacak şekilde düzenleme yapılmalıdır.
  • Çocukları geleceğe hazırlamayan, temel insan hak ve hürriyetlerine aykırı şekildeki uygulamalardan vazgeçilmelidir.
  • Öğrencilerin ve okulların ciddiyet ve değerini düşürecek kariyer ofisi ve sertifikasyon gibi uygulamalara cevaz verilmemelidir. İlke olarak eğitim ve öğrenci danışmanlıkları okul ve öğretmenlerin yetki ve gözetiminde sürdürülmelidir.

 

Felsefeciler Derneği Genel Merkezi

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ AÇIKLADIĞI PROGRAMA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

 

Yorum Yaz